27 Ağustos 2021 Cuma

it was temperance

one card is missing from my tarot deck, well basically my ex's tarot deck. i gave it to my bestfriend, well basically he took that without asking. for a second i wanted to open the deck and give myself a tarot reading with zero knowledge i'd be like "oh it's the sun and it's so bright so u'll have a bright future and some more bullshit"

when i dream, i dream myself alone, in a room. not quite like my room (i'll ask my household to keep it exactly same when i moved out, it's kinda like a museum or what son? every little hole is stuffed with stuff ! ! ! ), but a cool room designed with whatever i found on the streets, old-free-stuff-im-cheap-kinda-stuff and here im in the middle of these gorgeous garbage, alone, with old artist diaries i found online for couple of bucks, a full rack, degas, o'keeffe, fancy stuff, (well now that's obviously a dream), if i'mmore than lucky--goya, i dont even like goya, fancy u know, pretend to like it who'll get hurt, no-one, anyway main point, im alone, nobody in my future, not even m8s, i just cant keep connecting wth people, that's stupid, or schupid id say........hiwhe. 

and scene ! ! ! in this context of being alone and errthung, im scared, scared like a moffucka, scared like a child who lost her mom in the crowd, scared like electricity shut off in the middle of the night when ur typing on ur typewriter, no candles nearby. who even has a typewriter oh me. i just cant see what's next, wouldnt he hold my wrists if i stumble but why would i trust him or anybody??????__________i lost my shit_______u got shhitted on son______i dont go outside_____i dont like shit*______i like earl like-a-lot

single move on the canvas

good to go good to go

too good to go 

just one reckless kick on the canvas

im ready im ready

take the highroad 

who is innit who*s ! 

111341

<p>one card is missing from my tarot deck, well basically my ex's tarot deck. i gave it to my bestfriend, well he basically he took that without asking. for a second i wanted to open the deck and give myself a tarot reading with zero knowledge i'd be like "oh it's the sun and it's so bright so u'll have a bright future and some more bullshit"</p><p>when i dream, i dream myself alone, in a room. not quite like my room (i'll ask my household to keep it exactly same when i moved out, it's kinda like a museum or what son? every little hole is stuffed with stuff ! ! ! ), but a cool room designed with whatever i found on the streets, old-free-stuff-im-cheap-kinda-stuff and here im in the middle of these gorgeous garbage, alone, with old artist diaries i found online for couple of bucks, a full rack, degas, o'keeffe, fancy stuff, (well now that's obviously a dream), if i'mmore than lucky--goya, i dont even like goya, fancy u know, pretend to like it who'll get hurt, no-one, anyway main point, im alone, nobody in my future, not even m8s, i just cant keep connecting wth people, that's stupid, or schupid id say........hiwhe.&nbsp;</p><p>and scene ! ! ! in this context of being alone and errthung, im scared, scared like a moffucka, scared like a child who lost her mom in the crowd, scared like electricity shut off in the middle of the night when ur typing on ur typewriter, no candles nearby. who even has a typewriter oh me. i just cant see what's next, wouldnt he hold my wrists if i stumble but why would i trust him or anybody??????__________i lost my shit_______u got shhitted on son______i dont go outside_____i dont like shit*______i like earl like-a-lot</p><p><i><span style="font-family: times; font-size: x-small;">single move on the canvas</span></i></p><p><i><span style="font-family: times; font-size: x-small;">good to go good to go</span></i></p><p><span style="font-family: times; font-size: x-small;"><i>too good to go&nbsp;</i></span></p><p><span style="font-family: times; font-size: x-small;"><i>just one reckless kick on the canvas</i></span></p><p><span style="font-family: times; font-size: x-small;"><i>im ready im ready</i></span></p><p><span style="font-family: times; font-size: x-small;"><i>take the highroad&nbsp;</i></span></p><p><span style="font-family: times; font-size: x-small;"><i>who is innit who*s !&nbsp;</i></span></p><p><span style="font-family: times; font-size: x-small;"><i>111341</i></span></p><p><span style="font-family: times; font-size: x-small;"><i>im sorry im sorry</i></span></p>

16 Ağustos 2021 Pazartesi

here and there

 uzun zamandır yazmamışsın ben de yazmamışım.

yanımdaki çift 1 saaattir ilişkileriyle ne yapacaklarını tartışıyolar. levelı yüksek bir çift. 19 yaşlarında iyi eğitimli ve kıvrak zekalı çoktan birey olmuş insanlar. bunu diyorum çünkü ikisi de kendi isteklerini filtresizce konuşabiliyorlar. benim yapmakta zorlandığım bir şey oldu bu çoğunlukla. filtrelerle soyutlaştım cümlelerimi kurarken. sevilmeme korkusu filtresi, yalnız kalma korkusu filtresi cümlelerimi traşladı hep. sigara filtreleri gibi sarardı içim, ciğerlerim. uzun ormanlarda detoksa koşmak var aklımda. ankaraya dönünce. bugün ankaraya dönüş günü. uzun bir süzülmeden sonra köklenme zamanı. biraz kaybolmuş hissediyorum yine. belki de hep. sanki aylardır evden uzakta, az eşyalı ve göçebe bir seyyah. ne seyyahı, ruh seyyahı. vampir seyyah ruhları emmek tek amacı. benim ruhuma yama yapmak başka ruhları. 

ne diyebilirdim sana başka, nasıl dersem diyeyim sonucu değişmeyecek birisin sen. çantamın içindekileri göstersem ne değişir ben bir ruh seyyahıyım gördün. bisikletini tutarsam hızlanırım sen yavaşladığında. düşerim benimle hızlanmazsan. sen düşeyazarsın her seferinde ama bisikletin altında kalan benim. vücudum tekerlek izleri, yanmış lastik kokusu benim terim. sokak serserileri drift atıyor vücudumda. kaçırmamalıyım treni uzun ormanlara varır diye. uzun ormanlar kurak bozkırın içinde saklı hep. kurak bozkırlar benim ciğerlerim artık. pulmoner emboli sen. patavatsızca konuşan sen ve diğerlerleri.

karşı apartmandaki yaşlı kadın pencerede kitap okuyor. apartmana giren gençlerin sesine başını çevirip sonra kitaba geri dönüyor. dışardan gelen seslerle mutlu. 70 yaşlarında bugün orada hangi kitabı okuyor. gazeteymiş şimdi gördüm. ben gazete okuyamıyorum o nasıl okuyor. yakında öleceği için mi kaldırıyor kalbi bu kadar kötüyü, alıştığı için mi kalbi  bu kadar kötülüğe. sözcü okuyor agresif cümleleri seviyor belki de. özgür apartman no 22. 

23 Temmuz 2021 Cuma

kıştan kalan zırvalamalar

 aşk öldü

-alara 

nietzsche olmak için gereken birikim ve akıl gücü  bende olmayabilir. ancak gerekli olan deliliğe yaklaştığımı hissediyorum. aşksızlığın getirdiği delilik bu. mevlananın aşkı gibi ulvi bir aşk bu. bunun yokluğu. içimdeki huzurun yokluğu. içimdeki yalnızlığın büyüyüşünü, derinlere doğru genişlemesini hissedebiliyorum. patolojik bir insan daha al sana sevgili dünya! diyesim geliyor ama her zamanki gibi gerçek bir yol göstericiden yoksunum. patolojimin evrelerini, gerçek boyutunu, metastazını bilmiyorum. hissediyorum ancak hiç bir boyama, BT, sono bana işte buradasın dedirtmiyor. öyle siyah karanlık bir duman gibi içimde dolaşıyor belkide. alveollerin içinde kalan havaya karıştı ve hapsoldu orada. 

bir kaç gündür kar yağıyor ve ben beremi takınca kendimi beğeniyorum. noel filmlerindeki al yanaklı kız çocukları gibi hissediyorum sonra sokağın griliğinde yerini başka bir şey alıyor. tanımlayamadığım o gri dumanlı huzursuzluk gibi bir şey. bana seçim bırakmadan içime doluyor. neşeli cümleler yazmak istiyorum oysa rengarenk mumlar gibi öylece duracak cümleler. didem madak cümleleri gibi. neşeli didem madak cümleleri gibi: 

Ütüsüz giyerim karabasanlarımı

Sakarım, sık sık çarpar deviririm yazgımı

İçimdeki suyu döktükten sonra işte, ondan sonra

Şikayetim yok, rahatım.
Taşralı ve safım.
Yağmurda unutulmuş bir Tanrı’yla ahbabım
Balkonda asılı kalır günlerce gökkuşağım, 
Deterjan reklamına çıkacağız biz ikimiz Tanrı’yla
Ben böğürtlen lekeli çocuğu oynayacağım, 
O kirli beyaz gömleğim.
Ah bir de şu gömleğe, göynek diyecek kadar 
Cesur olaydım.









bir roman yazsaydım 
ismi yeni hayata duyulan istenç gibi bir şey olsydı
nasıl olurdu 
bilmiyorum


yıllardır bir şeyler yapamıyor olmak beni çok rahatsız ediyor
bir şeyleri askıda bırakmak
alıp üzerime bir kere olsun denememek
üstüme uygun hale getirmemek
küçükken ninem bana hırka örerdi
kürkten yakası olan beyaz kuğu gibi 
yaz hırkası
prova yapmalıyız derdi bakayım nasıl duruyor üstünde küçük oldu mu
hayır nene büyük bile duruyor bak derdim ve giymezdim hırkayı içim daralırdı oynamak isterdim sallanmak isterdim kendi halime bırakılmak isterdim

işte içimi daraltan o siyah bulutlar o zaman da vardı 
vardı olmasına ama sanki daha seyrek ve katlanılabilirdi

şimdi sanki hayatın tamamı o siyah bulut ve ben de maske takmış otobanın kenarında yürümeye çalışan o kadın olmuşum. taksiler korna çalıyor ama gitmek istediğim taraf orası değil 
yolun karşısına geçemiyorum
kar yağıyor bembeyaz ancak yol kahverengi çamura dönmüş
ne çok kir var diyorum
ne çok kir var
en çok da bembeyaz kürklü o hırkayı nerede bıraktığını bilmeyen ben 
ne çok kirim ben
tek günahım var
aslında biliyorum en derinde
hayat bir kere yaşandığı için yargılanamaz
oysa başyargıcım yani kendim
soruyor bana
yapmak istediklerini yapmak bu kadar mı zor
mutlu olmak bu kadar mı zor
neden yalnızlıktan bu kadar korkuyorsun
neden işkence görüyor gibi hissediyorsun

kendim cevaplıyor
yani cevaplar sanıyorum
geçiştiriyor
bir sonraki ilüzyona doğru adım adım 
geçiştirerek yaşamak istemiyorum
ben bir kaç şeye odaklanıp deli gibi onları yapıp diğer şeyleri düşünmeye vaktim kalmasın istiyorum
neden bu kadar zor 

şyöyle böyle

 telefonumun not kısmından kitap olur

kitap olmasa da fıkra kitabı olur

alor hand book to figure out how my inner world works 

is it working? şöyle böyle 

bugün leonardoyu bitirdim. da vinciyi anlatan dizi almiranın önerisiyle 3 günde yaladım yuttum. hedoya da ben önermis olayım buradan. güzeldi    puanım: izlenmeye değer

şimdi telefonumun not çöplüğüne dönelim


sıcak ve titrek 

düşününce geçmişini yine de gururla taşıdığını

'hayat bir kere yaşandığı için yargılanamaz'

baş yargıcım benim

değer biçilmeyen güzelliklerden bahsetmeliyiz

daha sık ve coşkuyla

ey! güzel cümlelerin başlangıç ünlemi

gel ve sıyrıl hüznünden

hatırla kırdığın kabuğunu 

törpüle kalabalık içinde titreyen korkunu 

çünki elbet biter bu hüzün mevsimi 

yenisi de bir o kadar elbet 

başlar

hüznün arasına aşkı sıkıştırmayı bil

aynı dürüst sonuçlara çıkıyorsa yollar

o senin insanındır bunu bil

sahiplenmekten uzak

daha yakın olan

kendiliğinden



<<<<<<<<



bugün yeni kapıların

beklediğim kapıların anahtarlarını buldum

buzdağımın altındaki kapıların buzlu

kolunu ısıtmanın tek ve zor yollarını

betimlemeyi seviyorum

bir tür şifreleme yabancı bir dil gibi

oysa konuşarak anlatsam belki de anlaşılır

bir dil mimiklerimle




21 Temmuz 2021 Çarşamba

necmi zeka ve dikmen sakinleri ve eriyen cikolata antep fıstıklı

 bugün yolda yürürken yazacaklarım vardı daha doğrusu yazma hissi. 

heveslenme dedim kendime 

nasıl olsa geçer gider kaleme kağıda kavuşmadan

hep böyle olmuştur yani çoğunlukla 

şimdi bir elimde erimiş çikolata (klavyeyi kullanırken masaya koydum masa da eriyor artık sanki)

bir elimde hedomun bana benimle tanıştırmak için hem de hiç tanımadığım bir şairi, aldığı kitap

romaya varış 

ismi kitabın 

hiç tanımadığımız o şairin

artık tanıdığımız

hayır kelime oyunu yapmak değil amacım

lütfen benimle tanışınız bay necmi zeka 

söylesenize, çok dalga geçmişler miydi soyisminizle ilkokulda

o yüzden mi içinize kapanıp da şair oluverdiniz?

şair oluverilmez zamanla kapana kapana mı olunur 

yoksa bir cümleye mi bakar 

bir cümle 

ve devamı gelir

ama o cümle belki 30 yıl birikir 

aynı picassonun saniyeler süren resmi gibi 

itiraz ederse okur, picassoya itiraz eden o adam gibi

picasso (yani bizim zeki şair) diyebilir saniyeler aldığına bakmayın, yıllar sürdü aslında diye.

lafı masaya yapıştırır o çifte okey taşını yapıştırır gibi

şairler okey oynamasa sanki daha iyi

çikolatadan bir ısırık daha

parmaklarım da eriyor artık sanki

dondurmayı en hızlı ben yerim

ağzım üşümez benim

ağzımın battaniyeleri var

dikmen vadisinde 3 meczup var

çevre site sakinleri

call 911 

biraz serseriler birinin takunyası var

tak tak tuk tak

oturalım der ama yerler diken götüm acır

yürüyelim o zaman tik tak tuk tak